Türk Mitolojisi'ndeki Yarı Tanrı Kahraman

Türkiye’de genellikle yaygın olarak bilinen Amerikan çizgi roman kültürünün çok ötesinde, kendimize has bir anlatım biçimimiz ve mizahi dilimiz var. Hangi insan doğduğu topraklardan beslenmez ki? Ancak, az basılan çizgi roman kitaplarına nazaran, mizah dergilerindeki çeşitliliğe ve 1869’ lara kadar varan zengin geçmişine rağmen bu türlerin, hazır okuyucusunun çok fazla olmaması sebebiyle, yayınevlerinin ve kitabevlerinin kendilerini çok riske atmak istemedikleri türler arasında yer alır. Bundan dolayı hak ettiği değeri bir türlü yakalayamaz. Ve birçok çizer kendisi için yeni yollar arayışına girer. Umarım zamanla bu  bakış açısı değişir.

601041_229145627240865_698013681_n

Birçok başarılı çizerimizin yanı sıra, her geçen gün mizah ve çizgi roman dünyasına genç çizerler katılır. Yeni fikirleriyle bu dünyanın perdelerini aralarlar. Bu çizerlerden biri de Lama Mizah Dergisi ve Zahiri Çizgi Roman gibi birçok dergide de çizerlik yapan Meryem Çimen’dir.

“Kalem tutabildiğini farkettiği an çizmeye başladı. Yazı yazmayı öğrenince de balonlarının içlerini doldurdu. İlk çizgi öyküsü, yamuk yumuk yazıları balonlara sığdıramayarak kanepenin tahta kapağına çizdiği tavuk ayaklı kraliçe arının öyküsüdür.” 

Böyle başlar Meryem Çimen’in çizerlik öyküsü.

1175112_226299167525511_915811083_n2

Çimen, yeni piyasaya çıkan çizgi roman kitabı Oğuz Kağan’la Türk Mitolojisi’ndeki bu yarı tanrı kahramanı, çizimleriyle, kurgusal olarak fantastik dünyanın içinde şekillendirerek beğenimize sunar.

Bir arkeoloğun dünya ağacının köklerini bulmasıyla şekillenen hikaye de Türk Mitolojisi’nde kullanılan birçok figür yer alır. Aydilge’nin bindiği kanatlı uçan at Tulpar, Yağmur ve kar yağdıran Yada Taşı, çocukların koruyan ve aynı zamanda verimi, bereketi sağlayan tanrıça Umay, kötülük tanrıçası Erlik han, lohusalara musallat olan ve onların ölümlerine neden olan Albastılar gibi ve saymadığım birçok simgeden söz eder.

1235019_230684623753632_1017609768_n5

Kitapta, geçmiş, günümüz ve gelecekle ilgili kurduğu bağlamla sık sık yerel ve modern kültürün iç içe geçtiği bölümlere de rastlarız. Böylece, Çimen, kendi yorumuyla farklı bir bakış katar bu mitolojik kahramana.

Ayrıca, birçok mitolojik destanda olduğu gibi, Oğuz Kağan destanında da kahramanın doğuşu bulunduğu toplumdaki diğer insanlara göre daha değişik olur. Olağanüstü özelliklerle gelir dünyaya. Yarı tanrı olma özelliğini annesinden alır. Yüzü  mavi doğar ve annesinden bir kez süt içer ve  bir daha içmez sonrasında. Şarap içer onun yerine, çiğ etle beslenir. Hızla büyür ve  çocukluğundan itibaren bir sürü tehlikeyle savaşmak durumunda kalır. Mesela, toprağın verimini sağlayan, suyun kullanılmasını engelleyerek kuraklığa ve salgın hastalıklara neden olan canavarı öldürür. Topraklarını genişletmek için düşmanlarını dize getirmesi gerekir. Bu ve bunun gibi birçok tasviri görselleriyle renklendirir yazar.

1232397_10151656508023877_732978949_n6

Dünyada çok daha gelişmiş olan bu türün sektörü, ülkemizde her geçen gün çeşitlenip büyümesine rağmen henüz böyle bir backround oluşturamadığımız için ağır aksak ilerlemektedir. Tabi bunun içinde bir sürü olumsuz neden sayılabilir. Ekonomi, gelişmiş bir oyun sisteminin olmaması, film endüstrisinin bu türleri barındıracak bir yapıya sahip olmaması gibi. O yüzden birçok başarılı çizerimiz yurt dışındaki firmalarla çalışmaktadır. Oysaki bu topraklarda bu türleri besleyecek zengin bir kaynağa sahibiz.